8 Haziran 2010

oh be sonunda...

haftalardır süregelen sorun nihayet çözüldü.internet ayarları yüzünden bloğuma giremeyişim hayır girip de yazamayışım sıkıcıydı gerçekten.ama siz bloggerları sürekli takip ettim.yorumlarıyla ben burdayım diyemesem de..ben geçen bu süre zarfında yaşamsal olarak da kütlesel olarak da büyüdüm :) geçirdiğim doğum günüyle birlikte yaş 28 oldu.onun dışında blogta ilk defa bu haberi veriyorum:bugün itibariyle 6 aylık hamileyim.3 haftalık bir bölüm dışında hamileliğim çok şükür yolunda.bugüne bugün erkek annesi adayıyım.kız annelerine duyurulur.moralim yerinde çok şükür.nadiren de olsa zaman zaman duygu yoğunluğu yaşıyorum.gülmekle birlikte aniden ağlayabiliyorum mesela.her şey yolunda gidiyor(gidecek)duygularımdan bir anda sıyrılıp dünya başıma yıkılmış gibi hissedebiliyorum.ama dedim ya nadir ve hamilelik kaynaklı.şimdilik haberler böyle yazacak çokkk şey var aslında ama zamanla dökülürüz :)

20 Şubat 2010

dünya dönüyor dönüyor...

burdayım burdayım.bir yere gittiğim yok.hemen hemen her gün blogları takip etmeye çalışıyorum.son yazdıklarımdan da bilindiği üzere mide bulantılarıyla uğraşıyorum.ama aldığım bir vitamin sayesinde çok çok şükür azaldı.tam geçmese de en azından bir şeyler yiyebiliyorum.karnım aç değil artık.yine de çok yerinde değil tabi.
neyse çok hastalıktan bahsedip üzerimize çekmeyelim dimi.son yazımı okudum da şikayet mektubu gibi olmuş kocişten.ama bu son günlerde elim ayağım oldu resmen.yemedi yedirdi,içmedi içirdi desem yeridir.allah razı olsun kendisinden allah bir ömür boyu mutlu etsin onu tabi benlen birlikte :))
son günlerde aktivite olarak sinemaya gittik.malum film recep ivedik izleyenleri arasında bizler de yerimizi aldık.giriş gününden 5 gün geçmesine rağmen zor yer bulduk.hala tıka basa izleniyor yani.ama beğendik biz.bayaa komediydi.2. yi sevmesem de bu çok keyifliydi.an azından biz keyif almak için oldukça zorladık kendimizi.neyse bölee işte son günlerde durum..

12 Şubat 2010

beyefendi hazırlanamadı

sinemaya gitmek üzere hazırlanmışkene yine ne yapıyorum ??tabikikikiki eşimi bekliyorum şimdi o bu yazıyı okuyupp "daha neler kırk yılda bir bekletiyorum dese deeee inanın bana bu evlilikte bekleyen taraf ben oldum.ne zaman bir yere gidilcek olsa "hadi darçın kalk hazırlan"derrr ve kendisi bilimum işlerine devam eder ben bu arada aman bekletmiyim diyee giyinirim hızlıcana,makyajımı falan hemencecik yaparım.ama sonuç her zamanki gibi aynı.hali hazırda bir dirhem bir çekirdek giyinik makyajı neyin tamam olan ben post yazmaya otrdum sıkıntıdan,kendisi halaaa banyodan çıkacak da giyinecek de saçına bakıcak da felan falan.aahhh dostlar kızların adı çıkacağına canı çıksın demi ayol!

11 Şubat 2010

adam bilmiş yaaa


bu nedir ya???bu mide bulantısı ne zor bişeymiş arkadaşım.geçmiyorrrrr.ne yaptıysam geçmiyorrrr.benim bildiğim mide bulantıları şöle bir nane limondan tırsar yaaa ama yookkk bu yeni moda olanlar hiçbir şeyden anlamıyor.kısaca tadım tuzum yok işte.işler desen haaallaaaaaaaaa bekliyoruz düzelmedi.hay ben bu hayatınnnn diye giricem olmucak.ama yok yeter artar gibi artık.2010 nerde benim için hazırladığın güzellikler.sıkıldım ya hem de çok.amaçsızlıktan,bu aptallıklardan,bu aptalca beklemelerden durdurunnnn dünyayı inecek var harbiden kaçıcam artık!aşk köpeklikmiş harbi ya!adam doğru söylemiş...

27 Ocak 2010

hayat!hayırlı güzellikleri istiyorum senden...




geçen gece eşimle birlikte "secret" filmini izledik.hani şu herkesin elinde bir ara dolanıp durdu.okuması beni pek sarmasa da filmi gerçekten çok çok etkiliydi.insanların deneyimlerini anlatması,çekim yasasını hayatlarında kullanmaları ve bu sayede mucizelere ulaşmalarını onu ediyordu film.evet,bütün yasalar aslında aynı şeyi sözlüyor.çekim yasası kitapları da kuantum fiziği de islam dinimiz de hepsi hepsi aynı şeyden bahsediyor.POZİTİF OLMAK! "Allahın rahmetinden ümit kesmek en büyük günahlardan biridir"der hadislerden biri.hayat!acısıyla tatlısıyla işte karşımızda.önemli olan her şeyin insanlar için olduğunu unumamak.insan sıkıntılı anlarından ziyade feraha kavuştuğunda anlasa da bunu gerçekten böyle yaşamak lazım aslında.bir tenis şampiyonu hatırlıyorum.bütün turnuvaları kazanıp dünya şampiyonluğunu elde etmişti.ama yıllar sonra amansız bir hastalığa yakalandı.hissettiklerini sorduklarında verdiği cevap gerçekten tüyler ürperticiydi:"dünya birincisi olduğumda neden ben??diye sormadım,o yüzden şimdi de sormuyorum neden ben??diye..."müthişti gerçekten.her şey bizler için.unutmamak lazım her zorluğun bir kolaylığı olduğunu,her kapanan kapının ardından bir kapının açıldığını.eski zamanlarda bazı dini alimler mutlu oldukları zamanlarda azap içine düşerlermiş"Allahım artık beni sevmiyor musun?"diye ve kendilerini çilehanelere kapatırlarmış.21.yy da bundan bahsetmiyorum tabiki.ama geçer ya bu da geçer.gelecek güzel günleri harika anları merakla bekliyorum ve hepinizi çok seviyorum...

(yazım öncelikle fundişime armağan:)

25 Ocak 2010

nihayet...







yurdu etkisi altına alan soğuk hava nihayet karadeniz kıyılarını da kanatları altına aldı.kaç gündür süregelen soğuk hava bu sabaha karşı kendini gösterdi.harika görünüyor her yer.neden insana bu denli mutluluk verir ki bu görüntü ??büyüğünden küçüğüne kimse yaş baş dinlemeden kartopu atıyor.harika!her günümüz harika olsun dimi ama!

13 Ocak 2010

harika olmuşlar...







pazardan bir kesit olsa gerek...



şuna bak çamaşır asıyor hem de rüzgarda :))



bu da öğretmen zannımca benim gibi...




Anastassia Elias farklı bir sanat geliştirmiş.tuvalet kağıdı rulolarının içine yerleştirdiği kağıttan minyatürlerle harikalar yaratmış.sizce de öle değiller mi??

İranlı bir şair diyor ki: “AŞK’a uçarsan kanatların yanar...” Bu söze cevaben Mevlana Hazretleri diyor ki:“AŞK’a uçmadıktan sonra kanat neye yarar...” Ve Yunus Emre ekliyor:“AŞK'a vardıktan sonra kanadı kim arar...”

içim karardı ama benim :((

canım sıkkın blog.her şey üst üste mi ne!düzlük istedikçe daha bir karmaşıklaşıyor mu ne!verilen bütün sıkıntılar bize bir gün yarar mı ne!ben çözmeye çalıştıkça daha bir karmaşıklaşıyor mu ne!beyaz dedikçe kara mı duyuluyor ne!öle işte blog sıkkınım bugün.dua edilesim var.dua ediyorum kendi kendime ama bloggerlar da dua etsin mi istiyorum ne! :((

11 Ocak 2010

çiçeklerim geldiiii :))



sevgili fundacııııım(içimdeki yolculuk) beni ödüllendirmiş.canım benim :) çok teşekkür ederim.daha yeni görebildim.bloğumuza koyduk çiçekleri mis koksun inşallah her tarafımız,yaşamımıza güzellikler getirsin umarım.hakkımızda hayırlı olan güzellikleri istiyoruz nolur nasip et Allahım..çok öptüm fundişimm :)antalyama sevgiler gönderiyorum...

3 Ocak 2010

kar değil tuz bunlar!!!





konya-samsun yolunda ilerlerken haritadan baktığımızda tuz gölüne çok da uzak olmadığımızı fark ettik.asıl yolumuzdan çıkıp yaklaşık 20 kilometre içeriye girdikten sonra tuz gölünün kıyısına varmıştık.önceden hiç görmediğim için su azalmış ya da azalmamış diyemicem.ama bildiğimize göre eski yıllara nazaran oldukça su kaybetmiş tuz gölü.gölün kenarında bizi devasa tuz tepeleri karşıladı.çeşitli makineler yardımıyla elde edilen tuz teker teker yanaşan komyanların kasalarına yüklenip bu aşamadan sonra rafineye gidiyordu.rafine kısmına şahit olamadık.ama o bembeyaz görüntü gerçekten muhteşemdi.bizim sofrada kullandığımızın birkaç misli olan tuzun bu ilk hali gerçekten kar gibi duruyordu.tuzla yüklenip giden her kamyonun arkasından bakıp "acaba hangi evlere girecek?"diye düşünmeden edemiyor insan.yıllardır tuz gölünün tuzunu kullanıyoruz sofralarımızda.tuzsuz bir dünya ne kadar anlamsız ve tatsız olurdu mutlaka.tadınız,tuzunuz eksik olmasın canlar :))